Kekemelik nedir, neden ortaya çıkar ve terapi süreci nasıl ilerler?

Bu yazıda kekemeliğe dair temel bilgiler, terapi yaklaşımları ve iletişimdeki önemi ele alınıyor.

Kekemelik Nedir?

Kekemelik, konuşmanın akıcılığında ortaya çıkan tekrarlar, uzatmalar ve bloklar ile karakterize edilen bir konuşma bozukluğudur.

Birey, konuşma sırasında sesleri, heceleri ya da tek heceli sözcükleri tekrarlayabilir (örnek: B-b-b-ben), sesleri uzatabilir (Mmmmmasa) ya da hava akışında geçici duraksamalar yaşayabilir.

Bu durum, konuşmanın doğal akışını kesintiye uğratır ve olağandışı sıklıkta veya uzunlukta gerçekleşebilir.

Kekemeliğe genellikle kaçma davranışları (baş sallama, göz kaçırma gibi) ve kaçınma eğilimleri (“mmm”, “şey” gibi ertelemeler) eşlik eder.

Kekemelik yalnızca sözcüklerin üretimiyle ilgili değildir; aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal faktörlerle de yakından ilişkilidir.

Kekemelik Neden Olur?

Bilimsel olarak kekemeliğin tek ve kesin bir nedeni saptanamamıştır.

Yani “şu faktör kekemeliğe neden olur” diyemiyoruz; ancak yapılan araştırmalar, kekemeliğin çok faktörlü bir temele dayandığını ortaya koymaktadır.

Genetik etkenler:

Kekemelik öyküsü bulunan ailelerde görülme olasılığı daha yüksektir. Bu durum, genetik yatkınlığın kekemeliğin gelişiminde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.

Nörofizyolojik farklılıklar:

Beynin konuşma üretiminde görevli bölgelerinde işleyiş farklılıkları saptanmıştır. Bu bulgular, konuşma sırasında ses, hece ve kelime üretimini etkileyen nörolojik süreçlerin önemini ortaya koyar.

Dil ve motor planlama süreçleri:

Konuşma kaslarının koordinasyonu, zamanlama ve hız kontrolündeki güçlükler kekemeliğin seyrinde etkili olabilir.

Psikososyal etkenler:

Kaygı, stres ve baskı gibi duygusal durumlar kekemeliği doğrudan ortaya çıkarmaz, ancak şiddetini artıran veya sürdüren faktörler arasında yer alabilir.

Bilimsel olarak ifade etmek gerekirse:

Kekemeliğin kesin nedeni henüz tam olarak bilinmemekle birlikte; genetik, nörofizyolojik, dilsel ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Akıcısızlık Türleri

Konuşmada akıcılığı bozan, konuşma akışını kesintiye uğratan ve çoğunlukla istemsiz gerçekleşen tekrar, uzatma ve bloklar akıcısızlık türleri olarak adlandırılır.

Tekrarlar:

Konuşmanın aynı bölümünün birden fazla kez yinelenmesidir.

Kısmi Sözcük Tekrarı: Ses veya hece tekrarları (Örn: B-b-b-ben geliyorum).

Tek Heceli Sözcük Tekrarı: (Örn: Ben-ben-ben geliyorum).

Çok Heceli Sözcük Tekrarı: (Örn: Helikopter... helikopter aldık).

Sözcük Öbeği Tekrarı: (Örn: Ben yeşili—ben yeşili çok severim).

Uzatmalar:

Seslerin normalden uzun süre üretilmesiyle oluşur. Bu sırada kas gerginliği artar.

(Örn: Mmmmmmmasaya bırakır mısın?)

Bloklar:

Bireyin ses üretiminde veya nefes akışında geçici bir durma yaşadığı durumlardır.

Sesli veya sessiz olabilir, genellikle yüksek kas gerginliği eşlik eder.

(Örn: K——öşede oturuyor.)

Kekemelik Terapisi Nasıl İlerler?

Kekemelik terapisi, bireyin yaşına, ihtiyaçlarına ve konuşma özelliklerine göre planlanan kişisel bir süreçtir.

Her birey kendine özgüdür; dolayısıyla dil ve konuşma terapisi alan her kişiye aynı terapi yöntemi uygulanmaz.

Bireyin ihtiyaçları doğrultusunda bir terapi planı oluşturulur ve süreç bu plana uygun şekilde ilerler.

Terapinin temel amacı, kekemeliği tamamen ortadan kaldırmak değil; bireyin akıcı, rahat ve etkili bir iletişim kurmasını desteklemektir.

Bu süreçte terapist, bireye konuşma farkındalığı kazandırır, iletişim kaygısını azaltır ve akıcılığı destekleyen çeşitli terapi teknikleri uygular.

Bazı durumlarda, duygusal ve psikolojik etkenler de süreci etkileyebildiği için terapi gerektiğinde psikolojik destekle eşgüdümlü biçimde yürütülür.

Terapinin başarısı, bireyin katılımı, sürekliliği ve çevresel desteğiyle doğrudan ilişkilidir.

Bu nedenle kekemelik terapisi yalnızca seans odasında değil, günlük yaşamda da sürdürülmesi gereken bir gelişim sürecidir.

Kekemelikte Ne Zaman Dil ve Konuşma Terapistine Başvurulmalı?

Kekemelik; iletişimden kaçınmaya yol açıyor, konuşma sırasında yoğun kaygı yaratıyor ya da okul, iş ve sosyal yaşamda belirgin zorlanmalara neden oluyorsa bir dil ve konuşma terapistine başvurulması önerilir. Konuşmaya eşlik eden kaçınma davranışları, yüz ve vücutta artan gerilim ya da kişinin konuşma durumlarından bilinçli olarak uzak durması destek ihtiyacının göstergeleri arasında yer alır.

Çocuklarda ise akıcısızlıkların zamanla artması, konuşurken zorlandığını fark edip konuşmaktan kaçınması, konuşmaya eşlik eden ikincil davranışların ortaya çıkması ya da ailenin kaygısının belirginleşmesi durumunda değerlendirme almak önemlidir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, kekemeliğin seyrini anlamak ve bireye özgü bir terapi planı oluşturmak açısından yol gösterici olur.

Son Söz

Kekemelik, konuşmanın doğal akışında kesintilere yol açan ve her bireyde farklı biçimde deneyimlenen bir akıcılık bozukluğudur.

Terapinin amacı, kekemeliği tamamen ortadan kaldırmaktan çok; akıcısızlığın nasıl kontrol altına alınabileceğini öğretmek ve bireyin iletişimde kendini daha rahat hissetmesini sağlamaktır.

Terapide atılan her adım, bireyin iletişimde kendine güvenini yeniden kazanmasına ve konuşma sürecini daha bilinçli şekilde yönetmesine katkı sağlar.