Öbekli, 27 Eylül dünya turizm günü vesilesiyle bölge turizm sektör temsilcilerini ağırladı. Turizm camiasında büyük yankı uyandıracak projelerden bahseden NTSO Başkan Adayı Öbekli ; “Kapadokya yalnızca Nevşehir’in değil, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli vitrinlerinden biri” dedi.
Değerli turizm sektörü temsilcilerimiz, kıymetli misafirlerimiz, hanımefendiler, beyefendiler;
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Dünya Turizm Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu özel gecede bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bu akşam tecrübelerini bizlerle paylaşan, bizler için İstanbuldan Antalyadan gelen değerli konuklarımız Sayın Danış Ulaç’a, Haluk Özsevim’e katkılarından dolayı özellikle teşekkür ediyorum.
Değerli dostlar;
Kapadokya yalnızca Nevşehir’in değil, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli vitrinlerinden biri.
Dolayısıyla elimizde çok büyük bir değer var.
Ve turizm dediğimiz sektör yalnızca otelden, restorandan ya da seyahat acentesinden ibaret değil. Turizm; esnafa dokunuyor, çiftçiye dokunuyor, ulaşıma dokunuyor, ticarete dokunuyor, istihdama dokunuyor. Kısacası turizm büyüdüğünde Nevşehir büyüyor.
Ancak artık yalnızca Kapadokya’ya kaç kişinin geldiğini konuşmak yeterli değil.
Biz önümüzdeki dönemin temel meselesinin, turist sayısından çok turizmin niteliğini artırmak olduğunu düşünüyoruz.
Gelen misafir burada kaç gece kalıyor? Şehrimizde ne kadar harcama yapıyor? Hangi deneyimleri yaşıyor? Kapadokya’dan ayrıldığında yanında nasıl bir hikâye götürüyor? Bunları konuşmamız gerekiyor.
Daha uzun konaklamayı, yemek kültürünü, alışverişi, nitelikli etkinlikleri ve dört mevsime yayılan bir turizm anlayışını birlikte geliştirmeliyiz.
Ve bununla birlikte özellikle üzerinde durmak istediğim önemli bir konu var:
Nevşehir’in güçlü bir fuar ve kongre merkezine ihtiyacının olması.
Bunu artık yalnızca konuşulan bir fikir olarak bırakmamalıyız.
Kapadokya gibi dünya çapında bir destinasyonun; ulusal ve uluslararası kongrelere, sektör toplantılarına, fuarlara ve büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek güçlü bir merkeze sahip olması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bir kongre sadece bir toplantı salonunu doldurmaz. Otellerimizi doldurur. Restoranlarımızı hareketlendirir. Acentelerimize iş getirir. Transfer sektörünü çalıştırır. Esnafımıza kazandırır.
Ve en önemlisi, bunu turizmin daha sakin olduğu dönemlerde yapılabimesi.
İstanbul’da, Antalya’da, İzmir’de yapılan ulusal ve uluslararası organizasyonların bir bölümünü neden Kapadokya’ya getirmeyelim? Dünyanın konuştuğu Kapadokya, neden aynı zamanda dünyanın buluştuğu Kapadokya olmasın?
Burada çok net bir şey söylemek istiyorum:
Biz fuar ve kongre merkezi meselesinin yalnızca takipçisi olmayacağız. Bu işin “öncüsü” olacağız.
İlgili kurumlarla, yerel yönetimlerle, sektör temsilcileriyle ve yatırımcılarımızla aynı masaya oturacağız. Konumundan finansmanına, işletme modelinden organizasyon yapısına kadar bu konuyu Nevşehir’in önüne somut bir proje olarak koymak için çalışacağız.
Çünkü böyle projelerde artık sadece ‘yapılmalı’ demek yetmiyor. Birilerinin masayı kurması gerekiyor.
Ticaret ve Sanayi Odası’nın da tam olarak böyle konularda sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz.
Değerli arkadaşlar;
Konuşmam gereken ikinci bir konu daha var: Kapadokya Alan Başkanlığı ve turizm yatırımcılarımızın yaşadığı süreçler.
Öncelikle bir konuda çok açık olalım: Kapadokya’yı korumak hepimizin sorumluluğudur. Bu toprakların tarihi, doğal ve kültürel mirasını korumadan turizmi büyütmemiz zaten mümkün değildir.
Ancak şunu da bilmeliyiz ki Alan Başkanlığı ile yatırımcı karşı karşıya getirilmemelidir.
Bölgemize yatırım yapan iş insanlarımızın süreç içerisinde karşılaştıkları sorunlar var. Yatırımcı bir proje hazırlarken önünü görebilmeli. Hangi şartlarda yatırım yapabileceğini bilmeli. Sürecinin hangi aşamada olduğunu öğrenebilmeli. Sorun yaşadığında karşısında çözüm arayabileceği güçlü bir muhatap bulabilmeli.
Ve burada Ticaret ve Sanayi Odası’nın sorumluluğu benim için çok nettir:
Yatırımcıyı kapıda yalnız bırakmayacağız.
Alan Başkanlığı ile yatırımcı arasında bir problem olduğunda, ‘Bu iki tarafın kendi meselesidir’ demeyeceğiz. Masada olacağız. Yatırımcımızın haklı talebini dinleyeceğiz. Alan Başkanlığımızın koruma konusundaki hassasiyetlerini de dikkate alacağız. Ve çözüm bulana kadar konunun içerisinde olacağız.
Çünkü, üyelerimizin karşılaştığı bürokratik bir sorun, bizim de sorunumuzdur.
Ben Ticaret ve Sanayi Odası’nı yalnızca belge veren veya aidat alan bir kurum olarak görmüyorum. Oda; üyeye yol açmalı, yatırımcıya rehberlik etmeli, kurumlarla iletişim kurmalı, sorunların çözüm masası olmalıdır.
Bizim yaklaşımımız parçalamak değil; konuşmak, çözüm üretmek ve birleştirmek olmalıdır.
Kapadokya’nın geleceğini bir kurumun, bir kişinin veya bir sektörün tek başına şekillendirmesi mümkün değil. Otelcimizle, acentemizle, restoran işletmecimizle, rehberimizle, esnafımızla, yatırımcımızla ve kamu kurumlarımızla birlikte hareket etmek zorundayız.
Çünkü hepimizin ortak paydası aynı: Kapadokya. Ve bu şehrin geleceği.
Ben bu vesileyle yıllardır bu bölgeye yatırım yapan, istihdam sağlayan, Kapadokya markasını dünyanın dört bir yanında temsil eden bütün turizm camiamıza teşekkür ediyorum.
Bu akşam burada güzel bir gala yemeği paylaşmakla beraber sektörel birlikteliklerimizin ilk adımını atmış olalım.
Kapadokya zaten dünyanın görmek istediği bir yer. Şimdi önümüzdeki hedef; dünyanın yatırım yapmak, toplantı yapmak, kongre düzenlemek ve tekrar tekrar gelmek istediği bir Kapadokya oluşturmak olmalıdır.
Nevşehir turizmcisinin hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmak için elimizden geleni yapacağız.
Ben Mehmet Ali ÖBEKLİ olarak sizlere bugün burada bir söz vermek istiyorum:
Sizin sesiniz olacağız.
Sizin yanınızda olacağız.
Sizinle birlikte yürüyeceğiz.
Çünkü biz bu yolu yalnız yürümek için değil;
Hep birlikte büyümek, hep birlikte güçlenmek ve Kapadokya'nın turizmdeki geleceğine hep birlikte yön vermek için çıktık.
Katılımınızla gecemize değer kattığınız için hepinize teşekkür ediyor, Dünya Turizm Günü’nüzü kutluyorum.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.





