30 Ağustos, Türk milletinin esareti reddettiği, istiklalini ve vatanını canı pahasına savunduğu kutlu bir zafer günüdür. 30 Ağustos 1922; yalnızca Yunan ordusunun mağlup edildiği bir gün değildir. Bu büyük zafer; Anadolu’yu parçalamaya çalışan İngiliz emperyalizminin, Fransız ve İtalyan işgal hesaplarının ve içeride bu hesaplara boyun eğen Damat Ferit zihniyetinin de mağlubiyetidir. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, Türk ordusunun imanını, disiplinini ve kararlılığını tarihe altın harflerle yazdığı büyük bir hesaplaşmaya dönüşmüş; 30 Ağustos’ta Türk milletinin istiklal iradesi kesin zaferle mühürlenmiştir. İşgalciler Anadolu’yu paylaşacaklarını sandılar. Yanıldılar. Türk milletini tarihten sileceklerini düşündüler. Yanıldılar. Türk yurduna zincir vurabileceklerini zannettiler. Yanıldılar. Çünkü karşılarında, vatanını namus bilen ve istiklali uğruna canını ortaya koyan yüce Türk milleti vardı. 30 Ağustos; Türk milletinin yalnızca kendi istiklalini değil, esaret altında yaşayan nice mazlum milletin de umut ışığını büyüttüğü bir zaferdir. Türk’ün bağımsızlık iradesi, emperyalizmin karşısında milletlerin kendi kaderini tayin edebileceğinin tarihî bir ispatıdır. Bugün bizlere düşen görev, 30 Ağustos’un ruhunu yalnızca törenlerde anmak değil; Türk milletinin birlik ve beraberliğini, devletimizin bekasını ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü her şart altında savunmaktır. Şunu herkes bilmelidir: Türk milleti dün esir edilemedi, bugün de edilemez. Türk yurdu dün pazarlık masalarında teslim edilmedi; bugün de hiçbir hesabın konusu yapılamaz. Bu topraklar, şehit kanıyla yoğrulmuş Türk vatanıdır. Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Büyük Taarruz’un kahraman komutanlarını, Mehmetçiklerini ve vatan uğruna can veren bütün aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Türk milleti; adıyla, şanıyla, tarihiyle, devletiyle ve ülküsüyle sonsuza kadar var olsun! Ne mutlu Türk’üm diyene!
NEVŞEHİR TÜRKAV İL BAŞKANLIĞI






