Hayat Yolculuğunun İlk Mektebi Aile

Hayat Yolculuğunun İlk Mektebi Aile

Abone Ol

Yüce dinimiz İslâm, iffetli bir toplum oluşturmak için evlilik dışı ilişkileri şiddetle yasaklamış buna karşın aile kurmayı yani evliliği özendirmiş ve kolaylaştırmıştır. İslâm’a göre doğal ve fıtrî bir gereklilik olan evlilik, hem kadın ve erkek için huzur ve sükûn kaynağıdır hem de yeni nesillerin sağlıklı olarak yetişebildiği en uygun ortamdır.

Aile toplumun en küçük parçası, temel taşı olarak kabul edilir. Bu nedenle dinler ve toplumlar için aile son derece değerli ve önemlidir. Aile, içinde bulunduğu toplumun özelliklerini taşıdığı gibi toplumu şekillendirecek bireyleri de oluşturur. Aile, insanları hayata hazırlayan ilk basamaktır. Bu küçük kurumda tecrübe ettiklerimiz, bizim hayat görüşümüzü şekillendirir.

Aile; iyinin-kötünün, doğrunun-yanlışın, güzelin-çirkinin öğrenildiği ilk mekteptir. Erdemlerin kazanıldığı, insanı insan yapan değerlerin miras olarak alındığı bir okuldur. En önemlisi; kulluk görevi, inanç, ibadet ve güzel ahlâk anlayışı orada pekişir. İnsanları kötülükten korur. Aile, maddi ve manevi tehlikelere karşı bir kaledir. Sevgi, rahmet ve güven iklimi, dünyadaki cennet huzurudur.

Dini ve ahlaki değerlerimizi, toplumsal kuralları, örf, adet, gelenek ve görenekleri, milletimizin ideallerini, kutsallarını ve değerlerini ilk önce ailemizden öğreniriz. Aileler nasıl bireyler yetiştirirse toplum da öyle bireyler kazanır. Aile yapısının bozulması sonucu toplum da bozulma sinyallerini vermeye başlar.

Ailesinin değerini bilmek ve kurduğu yuvayı korumak, kadın-erkek her insanın vazifesidir. Aile müessesesi, eşlerin birbirini örtü misali setretmesi, her türlü kötülükten muhafaza etmesi, ilgi ve sevgiyle bütünleştirmesi demektir. Cenabı Hak (cc), Kuranı Kerim’ de şöyle buyurur: “Onlar(eşleriniz) sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz…”(Bakara,187)

Aileye sahip her fert aile yuvasını tehdit eden hata ve kusurları terk etmelidir. Kişi ailesi içinde hoşgörülü ve affedici olmaya, sabırlı ve samimi davranmaya gayret etmelidir. Zira Sevgili Peygamberimiz (sav) bizlere şöyle nasihat etmektedir: “Mümin bir kimse mümine olan eşine nefret beslemesin; çünkü onun bir huyunu beğenmezse de hoşlanacağı bir huyu mutlaka vardır.”(Müslîm, Radâ’,61)

Aile bireyleri arasında kin ve nefrete sebep olacak kusurları örtmeli, güzel huyları ön plana çıkartmalıyız.Sevgili Peygamberimiz (SAV) bir başka hadis-i şeriflerinde de şöyle buyuruyor: “Sizin en hayırlınız ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben, aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim.”(Tirmizi,Menakıb.63)

Aileye yönelik değerlerin istismar edildiği, aile kurumunun nice tehlikelere maruz kaldığı ve itibarsızlaştırıldığı günümüzde ailemizin kıymetinin farkına varalım. Aile hayatımızda ve bütün yaşantımızda yüce dinimiz İslam’ın hayat veren ilkelerinden bir an olsun ayrılmayalım. Göz aydınlığı yavrularımıza, hayat arkadaşı eşlerimize, varlık vesilesi anne babalarımıza huzur ve sükunet veren bir aile ortamı sunalım.

HÜSREV ÖNDEGELEN İLAHİYATÇI ARAŞTIRMACI YAZAR